Magazin

KRAVATLAR DÜZELTİLDİ, VİTRİNLER İNDİRİLDİ: BAKANLARDAN PATRONLARA DEV KADRO, BEYZA YÜZÜAK’IN "KADINA ŞİDDETE HAYIR 3" ZİRVESİNDE TER DÖKMEYE GELİYOR

|
14 Görüntüleme
Her 25 Kasım’da görmeye alıştığımız o "sosyal medyaya bir kınama görseli atıp köşeme çekileyim" konforu bu yıl resmen rafa kalkıyor. Organizatör Beyza Yüzüak’ın kusursuz bir kriz masası gibi tasarladığı "Kadına Şiddete Hayır 3", 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde devleti, siyaset koridorlarını, büyük sermayeyi ve popüler kültürün yıldızlarını aynı sert parkede buluşturuyor.

Bu kez protokol koltukları öyle bildiğimiz gibi rahat olmayacak; çünkü salonda pasta kesilmeyecek, suya tirit "farkındalık" nutukları alkışlanmayacak. Kabine üyelerinden iş dünyasının ağır toplarına kadar herkes, bu kronik yangına karşı kendi payına düşen söndürme tüpünü taşımak zorunda kalacak.

Protokol Şıklığı Bitti, İcraat Masası Başlıyor: Kim, Ne ile Yüzleşecek?

Beyza Yüzüak organizasyonunun sahadaki gerçeklerden ilham alarak kurduğu bu devasa koalisyon, sorumluluğu birbirine paslayan tüm aktörleri aynı çatı altında hesap vermeye çağırıyor:

Bakanlar ve Siyaset Arenası (İcraya Çağrı): İktidarıyla muhalefetiyle aynı masaya oturacak siyasetçiler ve ilgili bakanlar, kameralara değil doğrudan saha gerçeklerine konuşacak. Masada; 6284 sayılı Kanun’un bürokrasiye kurban gitmeyen acil operasyonel refleksleri, geciken koruma kararlarının infazı, sığınma evlerinin rehabilite gücü ve bütçe kalemleri olacak.

Milletvekilleri (Yasa Fabrikası Mesaisi): Meclis sıralarındaki teorik tartışmalar bir kenara bırakılacak. Vekiller; cezasızlık algısını besleyen yasal gediklerin kapanması için partiler üstü bir uzlaşıyla hangi kanun tekliflerine imza atacaklarını somut maddelerle beyan edecek.

İş Dünyası (Kurumsal Vitrini Bırak, Cüzdanı Aç): Plazaların güvenlikli cam kulelerinden yılda bir gün "mor filtreli" mesajlar paylaşan holding patronları için artık hesap günü. Kadını ekonomik bağımsızlığına kavuşturmayan hiçbir reçetenin şiddeti bitiremeyeceği gerçeğiyle; doğrudan istihdam kotaları, kriz durumlarında devreye girecek acil kadın destek fonları ve mobbinge karşı tavizsiz şirket anayasaları kayda geçirilecek.

Sanat Dünyası (Kendi Yarattığı Canavarla Yüzleşme): Televizyon ekranlarında "aşk" sosuyla servis edilen maço raconlar, dizi senaryolarındaki gizli şiddet ve şarkılardaki eril hezeyanlar bizzat sektörün kendi yıldızları tarafından eleştirilecek. Sanatçılar, toplumun bilinçaltını zehirleyen bu dili yıkmak adına dönüştürücü projelerle sahne alacak.

"Cilalı Nutuk Dinlemeye Değil, Herkesi Kendi Sorumluluğuna İmzalatmayı Hedefliyoruz"
Zirvenin sahne arkasındaki mimarı Beyza Yüzüak, organizasyonun neden bu kadar gürültü koparacağını ve tavizsiz tutumunu kendine has iğneleyici ve net üslubuyla ortaya koyuyor:

"Yıllardır aynı sahne: Protokol gelir, en şık takım elbiselerle kürsüye çıkar, 'Kadınlarımız baş tacımızdır' der, kameralara el sallar ve herkes evine dağılır. Kadınlar ise o evlerde öldürülmeye, şiddet görmeye devam eder. Biz 'Kadına Şiddete Hayır 3' ile bu sahte konfor alanını dinamitliyoruz. Sayın bakanları da, vekilleri de, milyarlık şirketleri yöneten iş insanlarını da, milyonları peşinden sürükleyen sanatçıları da aynı masaya oturtuyoruz. 'Bu benim görev alanım değil' diyebilecek tek bir kişi bile kalmayacak.
Masadan kalkanın yakasında laf değil, altına imza attığı taahhütler olacak."
25 Kasım günü tozu dumana katması beklenen zirvenin sonunda; bakanlardan sanatçılara kadar tüm katılımcıların ıslak imzasıyla hayata geçirilecek "Gereğini Yapma Manifestosu" kamuoyuna duyurulacak ve bu taahhütlerin sahada ne kadarının uygulandığı bağımsız bir izleme kurulu tarafından periyodik olarak kamuoyuna raporlanacak.

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.